Sex Pistols çocukmuş, ne yaptığını bilmiyormuş.
Sex Pistols: Ne başardığımızın ya da bir şey başarıp başarmadığımızın farkında değildik çünkü 19-20 yaşında çocuklardık
sex pistols üyeleri, 1970'lerde i̇ngiltere'nin krizi ve monarşiye karşı 'god save the queen' şarkısıyla tepki çekerken, o dönemde sadece 19-20 yaşında olduklarını ve ne yaptıklarının tam farkında olmadıklarını belirttiler.
1970’lerin ortasına geldiğimizde dünya kendi içinde bir dönüşüm yaşıyordu. bunun en önemli duraklarından biri de birçok açıdan kriz yaşayan i̇ngiltere’ydi. göstermelik bir monarşi olarak tanımlanan ve halkın vergileriyle şatafatlı bir hayat yaşayan kraliyet ailesi, dört gencin gözüne fazlasıyla battı. ‘god save the queen’ ile tartışmanın ortasına düşen sex pistols, kısa ama öz bir kariyer yaşadı. […].
Senin de söylediğin gibi en son 2008’de John (Lydon) ile sahneye çıktık. Artık bana çok gelmişti onun halleri. Aynı sahneyi paylaşmaktan keyif almıyordum ve bir noktadan sonra eğleneceğimi sandığım şey zulüm olmaya başlamıştı. Glen (Mattlock) ile ikimiz buna değmeyeceğine net bir şekilde karar verip grubun fişini çektik. Doğru düşündüğümüzü anlamamız için 2022’ye gelmemiz gerekti. Benim notlarım ve anılarımdan yola çıkarak “Pistol” adında bir dizi yapılmıştı ve doğal olarak Sex Pistols şarkıları kullanılmalıydı. John bunu duyunca öfkelendi ve bizi dava etti. Altında adım yazan şarkı için saçmasapan bir şeye maruz kaldım. Ama neyse ki haklı olduğum mahkeme tarafından tescillendi ve davayı kazandım. Böyle bir olay yaşandıktan 1-2 sene sonra grubu tekrar bir araya getirirken John’u aramak içimden gelmedi. Arasaydım da olumlu cevap vereceğini sanmıyordum o ayrı bir konu…
Paul (Cook) ile birlikte Billy Idol’ı yanımıza alarak konserler vermeye başladık 2023’te. Bu konserlerde sahnede olmanın bize iyi geldiğini fark ettik ve bir noktada Glen’le de konuşup “niye Sex Pistols olarak sahne almıyoruz ki?” dediğimiz bir noktaya geldik. O noktada yeni bir vokal bulmamız gerekiyordu. İmdadımıza Glen’in oğlu yetişti ve Frank’i önerdi. Frank’in birkaç şarkısını dinleyip canlı performanslarını internet üzerinden izledik. Havalı bir herif olduğu konusunda mutabakata varınca menajerine ulaşıp görüşmek istediğimizi söyledik. Ardından birkaç kere Zoom’dan görüşüp konuştuk ve 2024’te “Never Mind the Bollocks” artı kıyıda köşede kalan şarkılarımızı derlediğimiz bir yolculuğa çıktık. O yolculuk sayesinde sizinle de buluşacağız!
Olaylar yaşanırken ne başardığımızın ya da bir şey başarıp başarmadığımızın farkında değildik çünkü 19-20 yaşında çocuklardık. Ama biraz zaman geçince şunu anlamaya başladık. Sex Pistols, olduğundan daha büyük bir mite dönüşmüş yıllar içinde. Sid’in (Vicious) ve Nancy’nin (Spungen) ölümü, bunun üzerine yapılan film, birçok bilinmezlik… Demem o ki kült bir figüre dönüşmüşüz aslında. O da adımızı ve etkimizi büyütmüş yıllar içinde. Ama bir gerçekten bahsetmemiz gerekirse, tek bir albüm yapıp dağılmış bir grubuz. Sadece 3 sene süren bir yolculuktu. 1975’te başladık, 1978’de dükkanı kapadık.
O dönemlerde moda çok büyük bir şeydi. Bizim müziğimizden daha fazla nasıl gözüktüğümüzün önemli olduğu dönemler yaşandı. Bir yandan da o zamanlar müzik bambaşkaydı. Devrimsel değişimler yaşanıyordu. Biz de doğru yerde bulunmak için iyi bir zamanın parçasıydık. Hatta bir nevi öncü kuvvet gibi bir şeydik. Birçok insan bizim sesimizi, görünüşümüzü, duruşumuzu, yaptıklarımızı ve hatalarımızı taklit etti. Aradan yarım asır geçti ve hala insanlar bundan etkileniyor, bizden bir şeyler buluyorlar kendilerinde. Bizim gerçek mirasımız da bu.
Dürüst olmak gerekirse, hiç böyle bir durum olmadı. Çünkü bittiğinde, gerçekten bitmişti. Amerika’daki o son turdan dönmeden önce grup aslında dağılmıştı. Birlikte olmak keyif vermediği için de aradan geçen yaklaşık 50 yılda hiç düşünmedim içimde kalan bir şey olup olmadığını. Bazen sadece zaman gelmiştir ve yola devam etmen gerekir. Sex Pistols’ın dağılması tam olarak buydu.
Grup dağılınca bunun üzerinde düşünemeyecek kadar acınası bir haldeydim ve tek yapmaya çalıştığım şey beynimi susturup kendimi etkisiz hale getirmekti. Seksenlerde bir baskı vardı ama ben bir noktada ABD’ye taşındığım için bunu tam anlamıyla deneyimlemedim. Ama şunu biliyorum, pop müzik ne zaman yükselişe geçerse, bilin ki o dönemde baskı ve şiddet artar. Çünkü pop müzik ve romantizm, rüya satmakla görevlendirilir kültürde. Punk vb. türlerin öne çıkmadığı dönemleri araştırınca ülkeleri ve dünyayı anlamak da kolaylaşıyor.
Yüzde 95 memnun olduğumu söyleyebilirim. Diziye ve hikâyeye dair bence herhangi bir sorun yok. Bizi tanımayanlar için çok iyi bir başlangıç noktası ve Sex Pistols’ın ne olduğuna dair verimli bir kaynak. Geri kalan yüzde 5, çok küçük detaylar. Ne bileyim, dizideki Steve’in kullandığı gitar, aslında benim o dönem kullandığım gitar değil. Çaldığımız mekanlar için hazırlanan dekorlar doğru değil veya bazı görsel noktalarda yanlışlar var. Ama bunlar çok küçük şeyler, bir de ben fazla detaycı bir tiptim her zaman. O yüzden “Pistol”ın varlığından ve sizlerle buluşma şeklinden fazlasıyla memnunum. Danny Boyle gibi bir efsanenin hakkını verip ona teşekkür etmek bence hepimizin görevi. Sadece “Pistol” için değil, tüm kariyeri için.
Merak. İçimdeki en temel duygu bu İstanbul’a karşı, çünkü bugüne kadar şehrinize gelme şansım olmadı hiç. Hatta sadece İstanbul demeyeceğim, sizin olduğunuz bölgeye hiç seyahat etmedim hayatımda. O yüzden merak ediyorum. İstanbul’u da, konseri de, enerjiyi de. Dürüst olmak gerekirse bir an önce 25 Temmuz olsun diye sabırsızlanıyorum.