Gazetecilere şiddet artmış.
Sırbistan’da gazetecilere yönelik şiddet sarmalı
sırbistan'da gazetecilere yönelik şiddet vakaları 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 367 arttı. avrupa konseyi raporuna göre karalama kampanyaları ve cezasızlık medyanın bağımsızlığını tehdit ediyor.
sırbistan’da gazeteciler bitmeyen bir şiddet sarmalı içinde. 2025 yılında, önceki yıla göre yüzde 367 oranında daha fazla şiddete maruz kalmaları bunun kanıtı. avrupa konseyi gazetecilerin güvenliği platformu ve medya özgürlüğü hızlı müdahale (mffr) konsorsiyumunun raporuna göre şiddet, karalama kampanyaları, cezasızlık, dijital tehditler ile medyanın çoğulculuğu ve bağımsızlığını eriten uygulamalar nedeniyle ülkede medya özgürlüğü “tarihi bir […] the post sırbistan’da gazetecilere yönelik şiddet sarmalı appeared first on journo .
Sırbistan’da gazeteciler bitmeyen bir şiddet sarmalı içinde. 2025 yılında, önceki yıla göre yüzde 367 oranında daha fazla şiddete maruz kalmaları bunun kanıtı.
Avrupa Konseyi Gazetecilerin Güvenliği Platformu ve Medya Özgürlüğü Hızlı Müdahale (MFFR) konsorsiyumunun raporuna göre şiddet, karalama kampanyaları, cezasızlık, dijital tehditler ile medyanın çoğulculuğu ve bağımsızlığını eriten uygulamalar nedeniyle ülkede medya özgürlüğü “tarihi bir dip noktasında…”
Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), Medya Özgürlüğü Hızlı Müdahale (MFFR) Konsorsiyumu ve Avrupa Konseyi Gazetecilerin Güvenliği Platformu; Sırbistan’da basın özgürlüğü ve gazetecilerin durumu ile ilgili yeni bir rapor yayınladı.
Medya özgürlüğü misyonunun, 26-27 Mart 2026 tarihli Belgrad ziyaretinin ardından hazırlanan raporda, ülkedeki basın özgürlüğünün; Novi Sad Tren İstasyonu’nun çatısının 1 Kasım 2024’te çökmesi ve 16 kişinin yaşamını yitirmesinin ardından başlayan kitlesel protestolardan bu yana “endişe verici bir hızla kötüleştiği” belirtildi:
Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün 2026 yılı Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 104. sırada olan Sırbistan’ın, AB ve Batı Balkan ülkeler arasında sonuncu olduğu ifade edildi. Raporda yaşanan kriz, “Sırbistan’da medya özgürlüğü tarihi bir dip noktasına ulaştı” denildi:
“Protestolar ve devletin sert müdahalesi, gösterileri takip eden gazetecilere yönelik eşi benzeri görülmemiş düzeyde bir şiddeti körükledi. Geçtiğimiz yıl boyunca durum kötüleşmeye devam etti ve ülkeyi derin bir basın özgürlüğü kriziyle baş başa bıraktı.”
Rapora göre; Başsavcılık, gazetecilere yönelik fiziksel saldırılarda 2024 yılına kıyasla yüzde 367’lik bir artış bildirdi:
“Ocak ve Şubat 2026’da 19 gazeteci veya medya çalışanını ilgilendiren 25 dava açıldı. 2025 yılında gazetecilik alanında çalışan 103 kişiyi ilgilendiren 140 dava açıldı, bu sayı 2024 yılında 50 kişiyi etkileyen 65 dava ile karşılaştırıldığında, protestoların başlamasından bu yana gazetecileri içeren ceza davalarında keskin bir artış olduğuna işaret etmektedir.”
Ancak gazetecilere yönelik şiddete karşı açılan 140 davada üç mahkûmiyet kararı çıktı. Açılan davalara hiçbir polis dahil edilmedi:
“Soruşturmalar başlamakta ancak nadiren sonuç vermektedir. Gazetecilere yönelik saldırılarda cezasızlık, onların güvenliği pahasına ‘norm’ haline gelmiştir.”
Rapora göre, 2025 yılı içinde ülkede 209 basın özgürlüğü ihlali yaşandı. Bu rakam 2024 yılı kayıtlarına 84 olarak yansımıştı. Ocak 2026’dan itibaren de bu şiddet sarmalından en az 168 medya çalışanı etkilendi:
“Polisler giderek daha fazla bizzat fail haline geldi. Bilinmeyen gruplar ve bireyler de gazetecilere saldırdı. Birçok gazeteci görevlerini yerine getirebilmek için ‘hayatta kalma’ moduna girdi.”
Rapora göre Sırbistan’da gazeteciler, sadece fiziki şiddetle karşı karşıya kalmadı. Yetkililer, gazetecilere yönelik en az 24 çevrimiçi tehdit belgeledi:
“Çoğu gazeteci bu tür vakaları polise bildirmeyi bıraktı.”
Rapora göre; Cumhurbaşkanı Vučić başka olmak üzere siyasiler, tehlikeli açıklamalarla gazetecileri ve medya organlarını karalamaya katkı verdi. “Hükümet yanlısı medya ve bulvar gazeteleri tarafından yayılan ve büyütülen bağımsız sesleri kötüleyen asılsız iddialar ve itibar zedeleyici yorumlar eleştirel habercilikleri nedeniyle düzenli olarak ölüm ve şiddetle tehdit edilen kişilere yönelik nefreti daha da körükledi. Raporda şu ifadeler kullanıldı:
“Cumhurbaşkanı Vučić’ten başlayarak devlet yetkilileri şiddete, ayrımcılığa ve düşmanlığa teşvikten kaçınmalı. Gazetecilerin yaşamlarını tehlikeye atan her türlü sözlü imanın kullanılmasını kınamalı.”
Raporda 2026’nın başlarında gazetecilere yönelik yeni bir sansür taktiğinin ortaya çıktığı belirtildi: Koordineli bot saldırıları.
Saldırganların 30 gazeteci ve medya organının sosyal medya profillerini hedef aldığı, bazı hesapları geçici olarak askıya aldığı ve bağımsız haberlerin yayılmasını sınırladığı belirtildi. Rapora göre “bot saldırıları” şöyle yaşandı:
“Failler, sahte profillerle kısa bir zaman dilimi içinde gazetecilerin ve medya kuruluşlarının hesaplarının takipçi sayılarında ani artışlar da dahil olmak üzere gerçek dışı davranışlar ortaya koydu. Hesaplar, topluluk kurallarının ihlal edildiği iddialarını içeren sahte raporlarla dolduruldu. Bu, hesapların META tarafından otomatik olarak askıya alınmasını sağladı. Medya organları, tüm bunları META’ya taşıdı. Sürecin sonunda META, hesapları geri yükledi. Ancak tüm bunlar Sırbistan’da dijital sansürün endişe verici yeni bir biçimini temsil etti.”
Raporda ayrıca casus yazılımların gazetecilere karşı kullanıldığı da ifade edildi.
Raporun medyanın çoğulculuğu ve bağımsızlığı ile ilgili bölümünde ise “Hükümet yanlısı kanallar ulusal televizyon frekanslarını domine ederken, tamamen hükümet yanlısı olan tabloid medya yani bulvar gazeteleri ise yazılı basını kontrol etmektedir” denildi.
Sırbistan’daki siyasi aktörlerin, diğer Batı Balkan ülkelerine kıyasla medya üzerinde en yüksek düzeyde baskı uygulayan aktörler olduğu belirtildi:
Rapora göre Sırbistan Hükümeti, AB tarafından zorunlu kılınan yasal değişiklikleri benimsiyor, ama kâğıt üstünde. Çünkü bununla eş zamanlı olarak çoğunluk hissesi devlete ait olan “Telekom Srbjia” satın alma yoluyla medyayı ele geçiriyor. Hükümet de bu modeli hızlandırma politikasını sürdürmeye niyetli ve “Bu, AB için önemli bir sorun.”
Medyaya yönelik Kamu Katılımına Karşı Stratejik Davalar (SLAPP’lar) olarak bilinen hukuki tehditler raporda, “Sırbistan’da gazeteciliği boğan en önemli faktör” olarak kaydedildi. Avrupa’da SLAPP Karşıtı Koalisyonun 2025 raporu, Sırbistan’ı üst üste ikinci yıl en yüksek SLAPP sayısına sahip üçüncü Avrupa ülkesi olarak sıraladı:
“SLAPP’lar konusundaki Sırbistan ulusal çalışma grubu; gazetecileri, editörleri, yayıncıları ve medya organlarını hedef alan 48 dava dahil olmak üzere 73 vaka belgeledi. Bu rakamlar sorunu eksik gösteriyor. Birçok hukuki tehdit hiçbir zaman davaya dönüşmüyor.”
Raporda otosansürün bu davaların doğrudan bir sonucu olduğu belirtildi. Sırbistan’da görev yapan gazeteciler, davalardan kaçınmak amacıyla yayın öncesi hukuki incelemeler yapmak zorunda kaldıklarını aktardı. Bu da haber üretmenin artık daha uzun sürmesi demekti. Dava korkusu, bazı gazetecilerin araştırmacı yazıları haber hikayeleri gibi sunarak belirli ifadelerden kaçınmalarına yol açtı. Gazeteciler, makalelerine sorumluluk reddi beyanları ekleyerek yazım tarzlarını değiştirdi. Bu tehditten yerel medyada çalışan gazeteciler ve genç gazeteciler etkilendi. Kariyerlerinin başındaki gazeteciler ilk haberlerini yayınladıktan sonra davalarla karşılaştı. Bazıları sektörü terk etti, bazıları ise gazeteciliklerini mahkemede savunmanın karmaşıklığıyla uğraşırken, aile ilişkilerinde gerilim yaşadı.
Raporun sonuç bölümünde şu ifadeler kullanıldı:
“Sırbistan, Avrupa genelinde en az özgür medya ortamlarından biri olmaya devam ediyor. Bu tablo, sistematik olarak kötüleşiyor. AB, medya özgürlüğündeki bu gerilemeyi, katılım sürecindeki AB fonlarının serbest bırakılmasına bağlayarak harekete geçmeli.
Sırp yetkililer, aşağı doğru giden bu sarmalı kırmak ve medyaya yönelik tüm saldırıların yasalar çerçevesinde cezalandırılmasını sağlamak için net bir siyasi irade göstermeli. Bağımsız gazetecilik üzerindeki siyasi baskılar azalana kadar Sırbistan’da medya özgürlüğü zarar görmeye devam edecek.”
Raporda, tüm bu sorunların çözümü için atılması gereken adımlar da sıralandı:
Devlet yetkilileri; medya çalışanlarına yönelik tüm şiddet çağrılarına son vermeli ve bu kışkırtma vakalarını derinlemesine soruşturmalı. Yetkililer, gazetecilere yönelik her türlü gözdağını kınamalı. Kamu görevlileri, davalar üzerinden gazetecileri taciz etmeyi bırakmalı.
Sadece devlet yetkilileri değil milletvekilleri de gazetecileri sözlü olarak taciz etmekten ve onlara hakaret etmekten kaçınmalı. Milletvekilleri, hakareti suç olmaktan çıkarmalı.
Polis de gazetecilerin sahada haber yaparken şiddetten ve diğer engellemelerden korunmasını sağlamalı.
Savcılar, gazetecileri ilgilendiren tüm vakaları derhal ve derinlemesine soruşturmalı. Siber taciz soruşturulmalı ve teknoloji platformlarının hesap vermesi sağlanmalı. Gazetecilere karşı casus yazılımların kullanıldığı iddiaları derinlemesine soruşturulmalı.
The post Sırbistan’da gazetecilere yönelik şiddet sarmalı appeared first on Journo.