Suat Derviş'in unutulmaz eserleri nihayet kitaplaşmış.
Suat Derviş külliyatı: Eğilmeyen bir baş kırılmaz bir kalem
nâzım’ın "bir kere eğemedim bu kadının başını" dediği toplumcu edebiyatın cesur kalemi suat derviş, 54’üncü ölüm yıl dönümünde seçkiyle anılıyor. takma adlarla gazetelerde kalan eserler ilk kez kitaplaştırıldı.
nâzım’ın “bir kere eğemedim bu kadının başını” dediği, toplumcu edebiyatın cesur kalemi suat derviş, 54’üncü ölüm yıl dönümünde seçkiyle anılıyor. takma adlarla gazetelerde kalan eserler ilk kez kitaplaştırıldı. üç kitaplık seçki, yazarın sarsıcı anlatımıyla devleşiyor.
Suat Derviş, Türk edebiyatının ve basın tarihinin en cesur, en bükülmez figürlerinden biridir. O sadece roman yazmamış; kalemiyle toplumsal cinsiyet rollerine, sınıfsal adaletsizliklere ve dönemin ağır siyasi baskılarına karşı tek başına bir cephe açmıştır. Nâzım Hikmet'in "Ağlasa da gizliyor gözlerinin yaşını/Bir kere eğemedim bu kadının başını" dizeleriyle hecelediği o mağrur ve bükülmez duruş, Derviş'in tüm hayatının özeti gibi. Türkiye'de toplumcu yazarların ilk kadın örneği, Devrimci Kadınlar Birliği'nin kurucusu ve fikirlerinden ötürü sürgünler, gözaltılar, yoksulluk görmüş bir mücadele insanıydı Derviş. Kendi adıyla yazmasının engellendiği, imzasının gazete sayfalarından silinmeye çalışıldığı karanlık dönemlerde dahi pes etmedi; "Filiz Hataylı" gibi takma isimlerin ardına saklanarak yazmaya, var olmaya ve üretmeye devam etti.
Aramızdan ayrılışının 54'üncü ölüm yıl dönümünde Suat Derviş'i anmak; sararmış gazete sayfalarında kalmış, zindanlarda baskılanmak istenmiş devasa bir tükenmez kalemi yeniden özgürleştirmektir. İşte bu vesileyle İthaki Yayınları'nın hazırladığı üç kitaplık yeni seçki, Derviş'in uzun süre tozlu arşivlerde saklı kalmış, tefrika olarak sıkışıp kalmış eserlerini ilk kez kitap formunda gün yüzüne çıkararak okurla buluşturuyor.
SEVDİĞİ BENDİM
Seçkinin ilk halkası olan "Sevdiği Bendim", Derviş'in insan ruhunun karanlık labirentlerine ve aşktaki mülkiyet arzusuna tuttuğu keskin bir ayna. Her şeye sahip olmak isterken elinde ne varsa kaybetmenin eşiğine gelen Nuran'ın hikâyesini izlediğimiz roman; aşk ile para, kalp ile mantık kıskacında bocalayan kadın portrelerini çarpıcı bir derinlikle sunuyor. Nuran, onun entrikalarına sürüklenen çocukluk arkadaşı Selma, kocası Macit ve sevgilisi Yılmaz'ın gözünden çok sesli biçimde kurulan anlatı, okuru şaşırtıcı bir ters köşe finale sürüklüyor.
BİTMEYEN KORKU
Filiz Hataylı imzasıyla yayımlanmış ancak bugüne dek kitaplaşmamış olan "Bitmeyen Korku", yazarın "Bir Köşede Bir Kadın" novellasıyla aynı ciltte buluşuyor. Bitmeyen Korku; bir cinayetin ardından vicdan azabı, suçluluk duygusu ve adım adım yaklaşan polisin gölgesinde sıkışan Aysel'in psikolojik gerilimini anlatıyor. Sevdiği ressam Demir Altuğ'un sakladığı hakikatle yüzleşen Aysel'in zihni bir suç mahalline dönerken, Derviş "suçlu" kavramının toplumsal ve bireysel boyutlarını sorguluyor.
Bir Köşede Bir Kadın'daysa roller tersine dönüyor. Kocası ve en yakın arkadaşı tarafından öldürülmek istenen Sevgi, hasta yatağında, kıpırdayamaz hâlde, hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bedenine hapsedilmiş bir kadının kurtuluş arayışı, Derviş'in klostrofobik ve sarsıcı anlatımıyla devleşiyor.
ÜÇ PAPATYALI KADIN
Seçkinin son kitabı Üç Papatyalı Kadın, Derviş'in sürükleyici bir polisiye kurguyla toplumsal hafızayı nasıl harmanladığının kanıtı. Geçmişini bilmediği kocası Atıf ile evlenen Suna'nın, annesinin arkadaşı Tunç'un getirdiği üç papatya ile başlayan kaçış hikâyesi, Paris'ten İstanbul'a uzanan soluksuz bir sır perdesini aralıyor. Bu kitabın farklı yanlarından biri ise; Üç Papatyalı Kadın ile aynı tema ve karakter dünyasını paylaşan, zamanında tefrika edilmiş "Günahtan Kaçan Kadın" adlı çizgi romanın da metinle birlikte sunulması. Böylece okur, Derviş'in aynı hikâyeyi farklı anlatı biçimleriyle (romandan çizgi romana) nasıl yeniden inşa ettiğine tanıklık ediyor.
Suat Derviş, anlattığımız gibi, Filiz Hataylı gibi isimlerin arkasına sığınmak zorunda kaldığı günlerde bile sözünü sakınmamış, kadınların iç dünyasındaki fırtınaları ve toplumsal adaletsizlikleri yazmaktan geri durmamış bir kadın. Aramızdan ayrılışının 54'üncü yılında yayımlanan bu üç kitaplık seçki; bize edebiyatın, yasaklara ve unutuluşa karşı nasıl galip geldiğini bir kez daha gösteriyor.