Gençlerin havuz projesi finale kalmış.
"SUYUN İZİNDE: Gençlik Parkı Havuzunun Uyarlanabilir Yeniden Kullanımı" Öğrenci Mimari Fikir Projesi Yarışması'nda finalistler belli oldu
ahmet efe haşılcıoğlu, arda mamus, i̇rem çakırca, öykü solkun ve doğa solkun'un hazırladığı "suyun i̇zi̇nde" projesi, gençlik parkı havuzu'nun yeniden kullanımı konulu yarışmada finale kaldı.
ahmet efe haşılcıoğlu, arda mamus, i̇rem çakırca, öykü solkun, doğa solkun'un "suyun i̇zi̇nde: gençlik parkı havuzunun uyarlanabilir yeniden kullanımı" öğrenci mimari fikir projesi yarışması için hazırladığı proje finale kaldı. the post finalist, “suyun i̇zi̇nde: gençlik parkı havuzunun uyarlanabilir yeniden kullanımı” öğrenci mimari fikir projesi yarışması appeared first on arkitera .
OLUK 91256 Ankara’nın kentsel belleğinde derin izler bırakan Gençlik Parkı, bugün ne yazık ki hem ismini borçlu olduğu genç kullanıcı profilinden hem de ruhunu tanımlayan su ögesinden kopmuş bir durumdadır. Mevcut durumda alan; suyu tüketen ancak geri kazanmayan, doğal döngülerle ilişki kuramayan yapısıyla ekolojik açıdan sürdürülebilir bir sistem sunmamaktadır. Yağmur suyu yönetimi gibi temel çevresel stratejilerden yoksun olan bu kurgu, parkın kendi kendini besleyemeyen ve dışa bağımlı bir açık alan olarak varlığını sürdürmesine neden olmaktadır. İsmi “Gençlik” olan bir parkta gençlere dair hiçbir üretimin, izin veya dinamizmin kalmamış olması; bu alanın geleneksel bir park kurgusundan çıkarılarak yeniden tanımlanmasını zorunlu kılmıştır. Tasarımımız, bu kimlik kaybını ve suyun yokluğunu bir tasarım girdisi olarak ele alarak, alanı hem ekolojik bir döngü merkezi hem de gençlerin kendilerini var edebileceği özgür bir kamusal meydan olarak yeniden kurgular.
Projenin felsefi temelini, suyun fiziksel doğası ile gençliğin karakteristik ruhu arasında kurulan güçlü bir benzerlik oluşturur. Küresel ölçekte karşı karşıya olduğumuz su kıtlığı gerçeğini tasarımın merkezine alırken suyu sadece görsel bir peyzaj elemanı değil, yaşayan bir sistem olarak ele alıyoruz. Bu noktada suyu gençliğe benzetiyoruz: suyun akışkanlığı, önüne çıkan engelleri aşarak kendi yolunu bulması, tıpkı gençlerin kendi fikirlerini özgürce inşa etme ve kendi düzenlerini kurma çabası gibidir. Suyun damlalar halinde toplanıp bir havza oluşturarak güç kazanması, gençlerin bir araya gelerek kolektif bir ses çıkarması ve toplumsal bir enerji yaratmasıyla özdeşleşir. Bu metafor, parkın fiziksel formunu da belirleyen ana karardır.
Mekânsal kurgu, mevcut parkın ana omurgasını oluşturan uzun doğrusal havuz hattının radikal bir dönüşümüyle başlar. Mevcut durumda alanı boğan ve doğayla ilişkiyi kesen yoğun sert zemin dokusu, Mogan Gölü’nden başlayıp Başkent Millet Bahçesi’nde biten yeşil koridoru Gençlik Parkı’nda devam ettirmek üzere seyreltilmiştir. Bu doğrusal hat, artık sadece statik bir su yatağı değil, parkın her köşesinden gelen yağmur suyunu toplayan bir ekolojik kanaldır. Bu ekolojik kanal ile alanın sürdürülebilirliğini desteklemek amaçlanmıştır. Ankara\’nın öne çıkan noktalarından alınan aksları takip ederek konumlandırılan sürdürülebilir oluk sistemleri aracılığıyla toplanan her damla yağmur suyu, yüzeydeki eğimle birlikte ana meydana doğru akar. Bu akış, sadece suyun devinimi değil, aynı zamanda genç kullanıcıyı da parkın içine çeken, onu merak uyandıran bir yolculuğa çıkaran mekânsal bir yönlendiricidir.
Bu doğrusal aks üzerinde, gençlerin asıl etkinlik alanına ulaşmadan önce deneyimleyecekleri modüler sistemlerden oluşan bir dizi üretim ve etkileşim birimi kurgulanmıştır. Gençlerin sadece birer izleyici değil, mekânın aktif üreticileri olabilmesi adına tasarlanan bu modüller; atölye, sergi, oyun ve performans alanları gibi esnek işlevler barındırır. Bu modüler yapı, gençlerin kendi fikirlerini somutlaştırabileceği, geçici atölyeler kurabileceği ve üretimlerini kamusal alanda sergileyebileceği bir hazırlık aşaması sunar. Böylece etkinlik, sadece bir sonuç değil, hazırlık ve üretim süreciyle birlikte bütüncül bir kamusal deneyime dönüşür.
Doğrusal akışın ve modüler birimlerin sonunda, topografyanın basamaklarla kademeli olarak derine indiği büyük bir amfi meydan, ‘’Oluk’’ yer alır. Bu meydan, suyun toplandığı nihai havza olduğu kadar, gençliğin de kolektif enerjisinin zirveye ulaştığı merkez noktasıdır. Meydanın zeminine doğru yönlenen oluklar, suyun burada toplanmasını sağlar. Toplanan su parkın bir kısmının içinden geçen İncesu Deresine bağlanıp yeraltı suyuna bağlanıp ekolojik bir döngüye dahil olmasını sağlar. Basamaklı yapı ise gençlerin farklı kotlarda oturmasına, beklemesine, tartışmasına ve mekânı kendi yoğunluklarına göre sahiplenmesine imkân tanır. Burası artık donmuş bir park köşesi değil; gençlik bayramlarının, açık hava film festivallerinin ve büyük konserlerin coşkuyla kutlandığı, Ankara’nın en dinamik kentsel sahnesidir.
Sonuç olarak önerilen proje, Gençlik Parkı’nı tamamlanmış ve değiştirilemez bir tasarım olarak değil, gençlerin enerjisi ve suyun akışıyla sürekli yeniden kurulan sürdürülebilir ve özgür bir altyapı olarak ele alır. Sert zeminin azaltıldığı, yağmur suyunun bir yaşam kaynağı olarak onurlandırıldığı sürdürülebilir ve modüler birimlerle gençlerin yaratıcılığına alan açılan bu yeni park, ismine yaraşır bir kimliğe bürünür. Su nasıl ki her zaman kendi yolunu bulup can veriyorsa, gençler de bu parkta kendi yollarını bularak kentin geleceğine yön vereceklerdir. Bu tasarım, ekolojik duyarlılık ile toplumsal özgürlüğü aynı zeminde buluşturan yaşayan bir gençlik ekosistemi vaat eder.
The post Finalist, “SUYUN İZİNDE: Gençlik Parkı Havuzunun Uyarlanabilir Yeniden Kullanımı” Öğrenci Mimari Fikir Projesi Yarışması appeared first on Arkitera.