Özel sektör öğretmenleri haklarını istemiş.
Taleplerimiz bir lütuf değil!
mülakat mağduriyeti ve taban maaş hakkı için ankara'da buluşan özel sektör öğretmenleri, ablukaya rağmen yürüdü. eğitim komisyonu'nun taleplerini yok saymasını istemeyen eğitimciler, "haklarımız lütuf değil" dedi.
mülakat mağduriyeti ve taban maaş hakkı için ankara’da buluşan özel sektör öğretmenleri, ablukaya rağmen yürüdü. eğitim komisyonu’nun taleplerini yok saymasını istemeyen eğitimciler, ‘‘haklarımız lütuf değil’’ dedi.
Mülakat mağduriyetinin giderilmesi ve taban maaş hakkının yasal güvence altına alınmasını talep eden mülakat mağduru ve özel sektör öğretmenleri, dün yeniden Ankara’da bir araya geldi.
Meclis Parkı’nda saat 11.00’de düzenlenecek eylem öncesi Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Ankara Temsilciliği önünde bir araya gelen 100’e yakın öğretmen polis ablukasına alındı. Yapılan müzakerelerin ardından öğretmenler sendika binasından Kızılay’da bulunan Madenci Anıtı önüne yürüdü. Öğretmenler yürüyüş boyunca sık sık “Patronların bakanı Yusuf Tekin istifa” sloganı attı.
Burada yapılan açıklamada, öğretmenlere verilen sözlerin tutulması talep edildi. Açıklamada, öğretmenliğin kamusal bir meslek olmaktan çıkarıldığı, güvencesizliğin, düşük ücretlerin ve keyfiliğin hâkim olduğu bir alana çevrildiği aktarıldı. Açıklamada, meslekte yapılan bu dönüşümün tesadüf değil, bilinçli bir tercih olduğu vurgulandı.
TALEPLER KARŞILANSIN
Öğretmenlerin başlattığı mücadelenin 15 Haziran’a başlatılan açlık grevi ile geri dönülmez bir noktaya geldiği belirtilen açıklamada, “Dile getirdiğimiz talepler son derece açık, somut ve karşılanabilir taleplerdir. Bu talepler yalnızca öğretmenlerin çalışma koşullarını iyileştirmeyi hedeflememektedir. Aynı zamanda eğitimin niteliğini, erişilebilirliğini ve kamusal karakterini korumayı amaçlamaktadır. Bu nedenle taleplerimiz, dar bir mesleki çıkarın değil; toplumsal bir ihtiyacın ifadesidir” denildi. Açıklamada, “Taleplerimizin çözümüne dair somut adımlar atılabilecekken, siyasi bir irade bu sürecin önüne açık bir bariyer koymaktadır. Meclis’te ve ilgili komisyonlarda çözüm üretilebilecek bir zemin oluşmuşken, bu zemin bilinçli biçimde tıkanmaktadır. Biliyoruz ki Milli Eğitim Komisyonu’nda öğretmenlerin talepleri gündeme alınmayacak ve yok sayılacaktır. Bu durum basit bir ihmal ya da teknik bir eksiklik değildir. Bu durum, öğretmenlerin taleplerine karşı alınmış politik bir tutumdur Bu tutum, eğitimi piyasanın ihtiyaçlarına göre düzenleme iradesinin bir yansımasıdır” denildi.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Öğretmenin güvencesiz olduğu, emeğinin değersizleştirildiği, söz hakkının yok sayıldığı bir sistemde nitelikli bir eğitimden söz etmek mümkün değildir. Çözümün adresi olan yerdeyiz ve çözümün derhal üretilmesini talep ediyoruz. Taleplerimiz bir lütuf değildir. Taleplerimiz temel haklardır. Ve bu haklar gecikmeksizin yasal güvence altına alınmalıdır.”