İran'la halı dokumuşlar.
Türkiye ve İran’ın Önemli İsimleri Ortak Koleksiyon İçin Bir Araya Geldi
türkiye'nin üretim gücü ile i̇ran'ın tasarım deneyimini buluşturan iş birliği, halı ve tekstil sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralıyor. tasarımcı & eğitmen nilay susulu ile tekstil mühendisi & tasarımcı hamidreza vatanara, üç boyutlu kumaşlardan küresel pazara uzanan ortak çalışmalarını değerlendirdi.
türkiye'nin üretim gücü ile i̇ran'ın tasarım deneyimini buluşturan iş birliği, halı ve tekstil sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralıyor. tasarımcı & eğitmen nilay susulu ile tekstil mühendisi & tasarımcı hamidreza vatanara, üç boyutlu kumaşlardan küresel pazara uzanan ortak çalışmalarını değerlendirdi.
Türk halı sektörü, küresel pazardaki güçlü konumunu ihracat rakamlarıyla korumaya devam ediyor. Türkiye, 2026 yılının ilk 6 ayında 184 ülke ve serbest bölgeye 1 milyar 257 milyon 949 bin dolarlık halı ihracatı gerçekleştirirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ise 147 ülke ve serbest bölgeye 157 milyon 444 bin metrekare halı ihraç ederek 845 milyon 587 bin dolar gelir elde etti. Bölge ihracatında 720 milyon 790 bin dolarla makine halıları ilk sırada yer aldı. 2025 verilerine göre Türkiye'deki makine halısı üretiminin yaklaşık yüzde 90'ını tek başına gerçekleştiren Gaziantep ise ihraç edilen her 3 halıdan 2'sini üreterek sektörün lokomotifi olmayı sürdürüyor. Sektörün küresel pazardaki geleceğini değerlendiren Tasarımcı & Eğitmen Nilay Susulu ile Tekstil Mühendisi & Tasarımcı HamidReza VatanAra, Türkiye'nin üretim gücü, uluslararası tasarım iş birlikleri ve üç boyutlu dokuma teknolojilerinin sektöre sağlayacağı yeni fırsatlara dikkat çekti.
Türkiye Bölgenin ve Avrupa Pazarlarının Önemli Oyuncularından Biri Haline Geldi
Türkiye'nin son yıllarda halı ve tekstil sektöründe önemli bir ivme yakaladığını belirten Tasarımcı & Eğitmen Nilay Susulu, üretim altyapısından ihracata kadar birçok alanda yaşanan gelişmelerin Türkiye'yi küresel pazarda daha güçlü bir konuma taşıdığını söyledi. Susulu, "Türkiye, son yıllarda halı ve tekstil sektöründe istikrarlı bir büyüme göstermiştir. Makine modernizasyonu, üretim altyapısının geliştirilmesi, modern tasarıma verilen önem ve artan ihracat kapasitesi, Türkiye’yi bölgenin ve Avrupa pazarlarının önemli oyuncularından biri hâline getirmiştir. Modern teknoloji ile geleneksel uzmanlığın birleşimi bu sektörün temel gücüdür." dedi.
Uluslararası Tasarımcılar İçin Türkiye'nin Cazibesi Artıyor
Uluslararası tasarımcıların ve sektör uzmanlarının Türkiye'ye ilgisinin her geçen gün arttığını ifade eden Susulu, geliştirilen politikaların ve üretim imkânlarının bu ilgiyi desteklediğini kaydetti. Susulu, "Türkiye, son yıllarda uluslararası uzmanları çekmek için destekleyici politikalar geliştirmiştir. Sanayi iş birliklerinin kolaylaştırılması, ortak projelere katılım imkânı ve yenilikçi fikirlere sahip tasarımcılar için üretim altyapısının sunulması bu fırsatlar arasındadır. Türk şirketleri, gerçek katma değer yaratabilecek tasarımcılarla çalışmayı özellikle tercih etmektedir." ifadelerini kullandı.
Uluslararası İş Birliklerinde Doğru Tasarımcı Seçimi Öne Çıkıyor
Uluslararası projelerde yetenek seçiminde belirli kriterleri esas aldıklarını dile getiren Susulu, endüstriyel üretime uygun tasarım anlayışına sahip isimlerle çalışmayı önemsediklerini belirtti. Susulu, "Genellikle profesyonel ağlar, portfolyolar, tamamlanmış projeler ve sektör tavsiyeleri üzerinden yetenekleri belirliyoruz. Odak noktamız, yapısal bir bakış açısına sahip ve tasarımlarını endüstriyel olarak uygulayabilen tasarımcılardır. Çalışmalarını değerlendirdikten sonra iş birliği ve ortak koleksiyon geliştirme için davette bulunuyoruz." diye konuştu.
Uluslararası Çalışmalarda Teknik Uyum Öncelik Taşıyor
Yabancı uzmanlarla yürütülen projelerde karşılaşılan temel zorluklara da değinen Susulu, üretim süreçlerinin uyum içinde ilerlemesi için ortak çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Susulu, "Başlıca zorluklar; üretim standartlarının uyumlaştırılması, ortak bir teknik dil oluşturulması ve Türkiye pazarının doğru anlaşılmasıdır. Bu zorlukları yönetmek için ortak toplantılar yapıyor, ön numuneler oluşturuyor ve örgü yapılarının detaylı değerlendirmesini gerçekleştiriyoruz." dedi.
Akademik Bilgi ile Sektör Deneyimi Bir Araya Geliyor
Halı ve tekstil sektöründe teorik bilginin tek başına yeterli olmadığını belirten Susulu, uygulamalı eğitimin önemine dikkat çekerek eğitim alanındaki yeni projelerini anlattı. Susulu, "Üniversiteler güçlü teorik temeller sunar, ancak halı ve tekstil sektörü pratik deneyim ve makine bilgisi gerektirir. Mesleki eğitim merkezleri uygulamalı eğitimde önemli bir rol oynar, ancak akademik eğitim ile gerçek üretim ihtiyaçları arasında hâlâ bir boşluk bulunmaktadır. Bu boşluk, uzmanlaşmış kurslar ve fabrikalarla iş birliği yoluyla tamamlanmalıdır. Biz de tam bu noktada eğitim markamız olan Sanat ve Tasarım Türkiye olarak uzman eğitmen kadromuz ile birlikte akademik bilgiyi sektör bilgisi ile bir araya getiriyoruz. 2026-2027 eğitim sezonuna hem NedGraphics Textile Fabric Design Software yazılım firması ile uluslararası anlaşma sağlayarak Texcelle Premium'da Halı Tasarımı Eğitimi ile başladık. Hem Türkiye’den hem de yurt dışından halı ve tekstil firmalarına, eğitim kurumlarına, ticaret odalarına ve tüm tasarım ilgilisi kişilere eğitimlerimiz aralıksız devam edecektir." ifadelerini kullandı.
Üç Boyutlu Tasarımlar ve Ar-Ge Vurgusu
Türkiye'nin küresel rekabette önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Susulu, sektörün gelişim alanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Susulu, "Türkiye’nin başlıca avantajları; üretim kalitesi, hızlı teslimat, hammaddeye erişim ve modern tasarımı geleneksel yapılarla birleştirme yeteneğidir. Gelişime ihtiyaç duyulan alanlar arasında daha karmaşık tasarımlar, üç boyutlu yapılar ve Ar-Ge yatırımlarının artırılması bulunmaktadır." dedi.
Dövizdeki Hareketlilik Sektörü Doğrudan Etkiliyor
Döviz kurlarındaki değişimin üretim ve ihracat üzerindeki etkilerine değinen Susulu, firmaların bu süreci planlama ile yönetmeye çalıştığını söyledi. Susulu, "Döviz dalgalanmaları, hammadde maliyetleri, nihai ürün fiyatlandırması ve ihracat planlaması üzerinde doğrudan etki yaratır. Şirketler, stok yönetimi, uzun vadeli sözleşmeler ve finansal planlama ile bu etkileri azaltmaya çalışmaktadır." diye konuştu.
Avrupa'da Çevre Dostu ve Üç Boyutlu Ürünlere İlgi Artıyor
Tüketici beklentilerinin değiştiğini belirten Susulu, hem Türkiye'de hem de Avrupa'da öne çıkan ürün gruplarına dikkat çekti. Susulu, "Tüketiciler giderek daha fazla minimal tasarımlar, üç boyutlu yapılar, yüksek kalite ve çevre dostu ürünleri tercih etmektedir. Avrupa’da özel dokulara ve konsept tasarımlara olan ilgi belirgin şekilde artmıştır." ifadelerini kullandı.
Daha Güçlü Teşvik Çağrısı
Sektöre yönelik devlet desteklerinin önemine değinen Susulu, mevcut teşviklerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Susulu, "Teşvikler mevcuttur, ancak daha kapsamlı olabilir. Makine modernizasyonu, ihracat geliştirme ve Ar-Ge projelerine yönelik desteklerin artırılması daha güçlü bir etki yaratacaktır." dedi.
Beş Yıllık Süreç İçin Olumlu Beklenti
Sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Susulu, önümüzdeki yıllara ilişkin iyimser bir tablo çizdi. Susulu, "Görünüm olumludur. Jacquard teknolojisindeki gelişmeler, üç boyutlu kumaşlara yönelik artan talep ve ihracatın büyümesi, Türkiye’nin küresel pazarlardaki konumunu güçlendirecektir." diye konuştu.
İranlı Tasarımcı Tercihinde Katma Değer Belirleyici Oldu
Tekstil Mühendisi & Tasarımcı HamidReza VatanAra ile kurulan iş birliğinin temelinde teknik yeterlilik ve üretilebilir tasarımların bulunduğunu ifade eden Susulu, bu tercihlerini şu sözlerle anlattı:
"Sunulan portfolyo, farklı yapısal yaklaşım ve endüstriyel olarak uygulanabilir karmaşık örgü yapıları oluşturma yeteneği bu kararın temel nedenleriydi. Gerçek katma değer yaratabilecek tasarımcılarla çalışmayı tercih ediyoruz ve bu özellikler kendisinin çalışmalarında açıkça görülüyordu."
Avrupa ve Amerika Pazarı İçin Ortak Vizyon
Yürütülen iş birliğinin Türkiye'nin küresel rekabet gücüne katkı sağlayacağını belirten Susulu, ortak hedeflerini anlattı. Susulu, "Bu iş birliği, yeni ve üç boyutlu yapılara sahip kumaşların üretilmesini mümkün kılmaktadır; bu tür ürünler küresel pazarda artan bir talebe sahiptir. Türkiye’nin üretim altyapısının karmaşık ve uygulanabilir tasarımlarla birleşmesi, Avrupa ve Amerika pazarlarında rekabet edebilecek özgün koleksiyonlar ortaya çıkarabilir. Bu iş birliği her iki taraf için değerlidir ve ortak gelişim sürecini güçlendirmektedir." ifadelerini kullandı.
Kumaş Tasarımına Olan İlgisi Kariyerinin Temelini Oluşturdu
Kumaş tasarımı ve tekstil üretimine olan ilgisinin meslek hayatının ilk yıllarına dayandığını belirten Tekstil Mühendisi & Tasarımcı HamidReza VatanAra, mühendislik, estetik ve psikolojiyi bir araya getiren yaklaşımının zamanla kendisini farklı tasarımlara yönlendirdiğini söyledi.
"Kumaş yapısına ve malzeme davranışına olan ilgim en başından beri vardı. Dokuma tasarımı ve daha sonra tekstil mühendisliği eğitimi, psikolojiye olan kişisel ilgimle birleşerek psikolojik bakışı mühendislik ve estetikle birleştirmemi sağladı. Üretim sektörüne girdiğimde, tasarım ve dokuma projelerine başından itibaren farklı bir yaklaşım getirdim. Zamanla, endüstriyel üretimde uygulanabilir, görsel derinlik sunan özel Jacquard yapıları tasarlamaya yöneldim."
İran'daki Deneyim Teknik Yetkinliğini Güçlendirdi
İran'da farklı Jacquard sistemleri ve dokuma makineleriyle çalışmasının önemli bir deneyim kazandırdığını ifade eden VatanAra, bu sürecin teknik açıdan kendisini geliştirdiğini dile getirdi.
"İran’da eski ve yeni birçok Jacquard sistemi ve dokuma makinesiyle çalıştım. Bu süreç, karmaşık yapıları her türlü Jacquard ve dokuma makinesine uyarlamayı öğrenmemi sağladı. Böylece hem görsel olarak farklı hem de teknik olarak uygulanabilir tasarımlar geliştirdim."
Üç Boyutlu Kumaşların En Büyük Gücü Kopyalanamaması
Geliştirdiği üç boyutlu kumaşların en önemli özelliğinin baskıyla değil, örgü yapılarıyla oluşturulması olduğunu belirten VatanAra, bu yapıların teknik açıdan taklit edilmesini oldukça zorlaştırdığını söyledi.
"Üç boyutlu etki, baskı ile değil, örgü yapılarının etkileşimiyle oluşur. Örgü geometrisi, hassas hesaplamalar ve doğru iplik kombinasyonları 3D görünümü oluşturur. Her örgü, görüntüdeki ilgili eleman için özel olarak tasarlanır; bu da teknik analizi oldukça zorlaştırır. Jacquard dosyası birinin eline geçse bile, örgü yapısının karmaşıklığı nedeniyle başka bir tasarımda veya makinede uygulanması mümkün olmaz."
Özel Örgü Yapılarıyla Yeni Nesil Kumaşlar Geliştiriliyor
Jacquard kumaşlarda kullandıkları tekniklerin kendilerini rakiplerinden ayırdığını ifade eden VatanAra, geliştirdikleri örgü sistemlerinin baskıya ihtiyaç duymadan farklı görsel etkiler oluşturduğunu belirtti.
"Jacquard kumaşlar için uygun üç boyutlu örgü yapıları oluşturuyoruz. Bazı projelerde, tek bir çözgü ve tek bir atkı sistemiyle bile, boyama ve apre sonrası pozitif–negatif bir görüntü etkisi oluşturan kumaşlar tasarladık. Bu optik davranış, baskıya ihtiyaç duymadan, örgünün hassas tasarımıyla elde edilir. Farklı çözgü ve atkı sistemleriyle, çeşitli örgü kombinasyonları kullanarak üç boyutlu etki yaratabiliyoruz. Ayrıca yapılar, farklı makinelerde sorunsuz dokunacak şekilde tasarlanır ve teknik olarak güvenilirdir."
Rekabet Gücünün Temelinde Özgün Tasarımlar Yer Alıyor
Markalarının en önemli rekabet avantajının özgünlük ve teknik üstünlük olduğunu vurgulayan VatanAra, geliştirilen kumaşların uzun yıllar aynı kaliteyle üretilebildiğini söyleyerek, "Rekabet avantajımız iki noktada yoğunlaşır: lüks örgü yapıları ve teknik olarak analiz edilmesi zor tasarımlar. Bu özellikler, kumaşların yıllarca sorunsuz üretilmesini ve kendine özgü görsel kimliğini korumasını sağlar." dedi.
Üretimin Her Aşaması Titizlikle Yönetiliyor
İran'daki üretim süreçlerini tasarımdan kalite kontrole kadar tüm aşamalarıyla yönettiklerini belirten VatanAra, bu sistemin üretimde sürdürülebilir kalite sağladığını ifade etti. VatanAra, "İran’da özel üretimleri tasarım aşamasından nihai üretime kadar yönetiyoruz. Bu süreç; ağırlık ve maliyet hesaplamaları, iplik tüketimi, makine ayarları, dokuma sorunlarının çözümü ve Excel formülleriyle kalite kontrolü gibi adımları içerir. Bu deneyim, üretim sürecimizi güvenilir ve istikrarlı hale getirmiştir." şeklinde konuştu.
Türkiye-İran İş Birliği Küresel Rekabeti Güçlendirecek
Türkiye'nin üretim gücü ile İran'ın tasarım kabiliyetinin önemli bir sinerji oluşturduğunu belirten VatanAra, bu ortaklığın her iki ülke açısından da önemli fırsatlar sunduğunu söyleyerek, "Türkiye’nin güçlü endüstriyel üretim altyapısı ve İran’ın yaratıcı tasarım kapasitesi, bu iş birliğinin temelini oluşturdu. Bu iki gücün birleşmesi, karşılıklı fayda sağlayan bir iş birliği yaratıyor: tasarımlarımız endüstriyel üretime giriyor ve Türkiye, küresel pazarda rekabet edebilecek farklı yapıda kumaşlar sunabiliyor." açıklamasında bulundu.
Üç Boyutlu Kumaşlarla Lüks Pazarlara Hitap Edilecek
Türkiye'de üretmeyi planladıkları kumaşların mevcut ürünlerden farklı özellikler taşıdığını dile getiren VatanAra, tasarımların hem estetik hem de kültürel açıdan öne çıkacağını ifade etti.
"Tasarladığımız kumaşlar üç boyutlu bir görünüme sahiptir ve bu etki karmaşık örgü yapılarıyla oluşturulur. Lüks pazarlar için tasarlanmış olup bölgesel kültürel kimliği Avrupa standartlarıyla birleştirir."
Tüketici Psikolojisi Tasarımlara Yön Veriyor
Pazar analizlerinde yalnızca ticari verileri değil, tüketici davranışlarını da dikkate aldıklarını belirten VatanAra, tasarımlarını bu doğrultuda şekillendirdiklerini söyledi.
"Pazar analizinde tüketici psikolojisi ve davranışsal içgörülerden yararlanıyoruz. Her toplumun bilişsel kalıpları, kültürel algısı ve görsel tercihleri, zevk oluşumunda önemli rol oynar. Bu analiz, form, doku ve renk açısından hedef kitlenin beklentileriyle uyumlu tasarımlar geliştirmemizi sağlar."
Geleceğin Kumaşları Yenilikçi Örgü Yapılarıyla Şekillenecek
Yeni projelerinin daha derin görsel etki oluşturan kumaşlar üzerine yoğunlaştığını belirten VatanAra, gelecekte farklı deneyimler sunan dokuma teknolojilerine odaklandıklarını ifade etti.
"Gelecek projelerimiz, daha derin ve daha lüks bir görünüm sunan yeni örgü yapılarının geliştirilmesine odaklanıyor. Amaç, iç mekânlarda farklı bir görsel deneyim sunan kumaşlar üretmektir; farklı açılardan bakıldığında değişen davranış gösteren kumaşlar. Teknik detaylar gizli tutulsa da genel yön, örgü davranışında yenilik üzerine kuruludur."
Türkiye'de Başlayan İş Birliği Yeni Pazarlara Uzanacak
Nilay Susulu ile yürüttükleri iş birliğinin henüz başlangıç aşamasında olduğunu ancak uzun vadede önemli sonuçlar doğuracağına inandığını belirten VatanAra, ortak projelerle uluslararası pazarda daha görünür olmayı hedeflediklerini söyledi. VatanAra, "İş birliğimizin başındayız, ancak bu sürecin tasarımlarımızın Türkiye’de endüstriyel üretime girmesine ve yeni pazarlarda görünür olmasına katkı sağlayacağına inanıyorum. Kendisine desteği için teşekkür ederiz. Gelecek projeler arasında üç boyutlu kumaş koleksiyonu üretimi, ortak katalog hazırlanması ve koleksiyonun Avrupa ve Amerika’daki iç mimarlık topluluklarına tanıtılması yer alıyor. Bu iş birliği her iki taraf için uzun vadeli ve yapıcı bir süreç olacaktır."