Bilgi eskimiş, yeni beceri kapmış.
Üretimhane: “Yaratıcı sektörlerde bilgi artık çok daha hızlı eskiyor”
yapay zeka ve dijital dönüşüm, yaratıcı ekonomide rekabetin kurallarını değiştiriyor; artık sadece yaratıcılık değil, beceri geliştirme ve uyum kapasitesi öne çıkıyor.
yapay zekâ, dijital üretim araçları ve değişen iş gücü dinamikleri, yaratıcı ekonomide rekabetin kurallarını yeniden şekillendiriyor. yaratıcı teknolojiler odağında eğitim programları geliştiren üretimhane, küresel raporlar ve sektör verileri ışığında yaptığı değerlendirmede, yaratıcı endüstrilerde rekabet avantajının artık yalnızca yaratıcılıktan değil, beceri geliştirme ve değişime uyum kapasitesinden geçtiğine dikkat çekiyor.
Küresel ölçekte yaratıcı endüstriler, son yılların en hızlı dönüşen ekonomik alanlarından biri hâline geldi. UNESCO'nun 2026 yılında yayımladığı Skills and Employment in the Culture and Creative Industries raporuna göre sektör, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomik alanlarından biri olmasına rağmen çalışanların önemli bir bölümü hızla değişen beceri ihtiyaçlarına yetişmekte zorlanıyor. Rapor, yaratıcı sektör çalışanlarının yaklaşık %40'ının kendi ülkelerindeki asgari ücret seviyesinin altında gelir elde ettiğini ortaya koyuyor. Rapora göre mevcut eğitim programlarının da sektörün hızla değişen beceri ihtiyaçlarına ayak uydurmakta zorlandığı ortada.
Benzer şekilde Dünya Ekonomik Forumu'nun Future of Jobs 2025 raporu da 2030 yılına kadar işlerde kullanılan becerilerin yaklaşık %40'ının değişeceğini, en büyük dönüşümün ise yapay zekâ, veri okuryazarlığı ve insan odaklı problem çözme becerilerinde yaşanacağını öngörüyor.
ŞİRKETLER İÇİN DİPLOMA YERİNE GÜNCEL BECERİLER DAHA ÖNEMLİ
İşe alım süreçlerinde de önemli bir değişim yaşanıyor. LinkedIn'in 2026 Skills on the Rise araştırmasına göre işverenler, adayların mezun oldukları kurumdan çok sahip oldukları güncel becerilere odaklanıyor. Yapay zekâ uygulamaları, prompt engineering, büyük dil modelleri, disiplinlerarası iş birliği ve iletişim becerileri en hızlı yükselen yetkinlikler arasında.
Bu değişim özellikle yaratıcı sektörlerde daha belirgin hissediliyor. Tasarım, mimarlık, dijital medya, içerik üretimi ve kullanıcı deneyimi gibi alanlarda çalışan profesyonellerin yalnızca teknik yazılımları bilmesi yeterli görülmüyor. Yapay zekâ araçlarını üretim süreçlerine entegre edebilme, farklı disiplinlerle birlikte çalışabilme ve yeni teknolojilere hızla uyum sağlayabilme yeteneği iş gücü piyasasında belirleyici hâle geliyor.
EĞİTİM MODELLERİ DE SEKTÖR KADAR HIZLI DEĞİŞİYOR
Yaratıcı sektörlerde faaliyet gösteren kurumlar da klasik eğitim anlayışından uzaklaşarak daha farklı modeller geliştiriyor. Kısa süreli, proje temelli, uygulama ağırlıklı ve sektör profesyonelleriyle yürütülen eğitim programları giderek daha fazla tercih ediliyor.
Üretimhane’nin kurucu ortağı Ömer Kaçar, dönüşümü şöyle değerlendiriyor:
"Yaratıcı sektörlerde bilgi artık eskisinden çok daha hızlı güncelliğini yitiriyor. Bugün önemli olan, belirli bir aracı kullanmayı öğretmekten ziyade, yeni araçlara ve üretim biçimlerine uyum sağlayabilecek bir düşünme pratiği kazandırmak. Çünkü birkaç yıl içinde kullandığımız teknolojiler değişebilir ancak öğrenme becerisi kalıcı bir değer olmaya devam edecektir."
YAPAY ZEKÂ YENİ UZMANLIK ALANLARI OLUŞTURUYOR
Birleşik Krallık hükümeti tarafından yayımlanan AI Adoption Plan: Creative Industries raporu da yaratıcı sektörlerde yapay zekânın yalnızca operasyonel verimlilik sağlamadığını, aynı zamanda yeni iş modelleri ve yeni uzmanlık alanları oluşturduğunu vurguluyor. Ancak rapora göre sektörün bu dönüşümden faydalanabilmesi için en kritik unsur, iş gücünün sürekli yeniden beceri kazanmasını sağlayacak eğitim altyapısının oluşturulması.
Üretimhane’de yapay zekâ ve pazarlama alanında eğitimler veren Bengisu Gençay Sabuncu, yapay zekânın yalnızca üretim süreçlerini değil, yaratıcı ekonominin iş yapış biçimlerini ve ihtiyaç duyulan yetkinlikleri de köklü biçimde dönüştürdüğünü vurguluyor:
“Hedef kitlelerin büyük değişimden geçtiği, içerik yorgunluğu yaşadığı bir dönemden geçiyoruz. Bu nedenle yeni teknolojileri yalnızca kullanmak değil, zamanın ruhuna ve kitlenin içgörülerine göre doğru şekilde kullanmayı öğrenmemiz gerekiyor. Artık yapay zekâ platformlarına, markadan gelen her revizyon için token harcıyor ve kazancınızdan düşüyorsunuz. Bu noktada doğru prompt yazmak, kazancınızı belirleyen önemli bir unsura dönüştü. Tam da bu yüzden, önümüzdeki dönemde yaratıcı ekonominin en değerli sermayesi güncel kalabilen insan kaynağı olacak.”
2019 yılında kurulan Üretimhane, yaratıcı teknolojiler odağında geliştirdiği çevrimiçi ve uygulama odaklı eğitim programlarıyla yaratıcı endüstrilerde ihtiyaç duyulan güncel yetkinliklerin geliştirilmesine odaklanıyor. Platform, sektör profesyonelleriyle birlikte hazırladığı içerikleri düzenli olarak güncelleyerek değişen iş dünyasının beklentilerine uygun eğitim modelleri geliştirmeyi sürdürüyor.