Gol sevincini kursakta bırakmışlar.
VAR teknolojisi futbolun eşsiz ruhunu öldürmeye başladı
var teknolojisi hataları azaltırken, gol anındaki saf coşkuyu ve oyunun doğal akışını bozarak taraftarların sevinçlerini gölgelemeye devam ediyor.
var teknolojisinin futbola girdiği günden bu yana taraftarların, oyuncuların ve hatta birçok teknik adamın ortaklaştığı bir eleştiri var: futbolun heyecanı giderek azalıyor. teknoloji hataları azaltıyor olabilir ancak oyunun ruhundan da ciddi parçalar koparıyor. bunu kabul etmek gerekiyor. artık bir gol olduğunda kimse tam anlamıyla sevinemiyor. tribünde binlerce insanın aynı anda yaşadığı o saf coşku, yerini birkaç dakikalık bekleyişe bırakıyor. taraftar gol sevincini yaşarken bir yandan da gözünü.
VAR teknolojisinin futbola girdiği günden bu yana taraftarların, oyuncuların ve hatta birçok teknik adamın ortaklaştığı bir eleştiri var: Futbolun heyecanı giderek azalıyor. Teknoloji hataları azaltıyor olabilir ancak oyunun ruhundan da ciddi parçalar koparıyor.
Bunu kabul etmek gerekiyor. Artık bir gol olduğunda kimse tam anlamıyla sevinemiyor. Tribünde binlerce insanın aynı anda yaşadığı o saf coşku, yerini birkaç dakikalık bekleyişe bırakıyor. Taraftar gol sevincini yaşarken bir yandan da gözünü hakemin kulağına götürmesine ya da VAR odasından gelecek karara çeviriyor. Futbolun en doğal duygusu olan anlık sevinç, teknoloji tarafından her an kursağımızda kalabiliyor.
Futbolu diğer sporlardan ayıran en önemli özelliklerden biri, öngörülemezliği ve duygusal yoğunluğudur. Ancak son yıllarda futbol giderek bir veri analizine, milimetrik ölçümlere ve neredeyse 'laboratuvar'a benzer ortamda incelenen pozisyonlara dönüşmeye başladı. Hata payını sıfırlama isteği, oyunun doğasını değiştirecek noktaya kadar geldi bile diyebilirim...
Yapay zeka destekli Trionda topu
Bunun son örneklerinden birini de hepimiz Hırvatistan ile Portekiz arasında oynanan maçta yaşadık. Dünya Kupası topu Trionda'nın içinde hassas yapay zeka destekli bir çip bulunuyor. Bu çip, maç boyunca binlerce veri aktarıyor sisteme.
Hırvatistan'ın son dakikalarda bulduğu beraberlik golü, VAR incelemesinin ardından iptal edildi. Sebep ise futbol tarihine geçecek kadar sıra dışıydı: Topun gol öncesinde bir Matanovic'in saçına temas ettiğinin tespit edilmesi.
Düşünün; milyonlarca insanın izlediği bir maçın kaderi, oyuncunun saç teline temas ettiği öne sürülen bir top hareketi üzerinden belirleniyor. Ekrana yansıtılan pozisyonda ve topun ölçtüğü grafikte küçük bir dalgalanma, bir ülkenin turnuvadaki umutlarını sona erdirdi... Kurallar açısından karar doğru olabilir. Ancak burada sorulması gereken soru şu: Futbol gerçekten bunun için mi oynanıyor?
Hakem yerine teknoloji ana aktör oldu
Sorunun temelinde de bu yatıyor. VAR başlangıçta bariz hakem hatalarını düzeltmek için getirildi. Kimse açık bir ofsaytın, görülmeyen bir penaltının ya da yanlış kırmızı kartın düzeltilmesine karşı çıkmıyor. Fakat bugün gelinen noktada teknoloji, hakemin yardımcısı olmaktan çıkıp oyunun ana aktörlerinden biri haline geldi. Artık futbolcuların performansından çok sensörlerin, çizgilerin ve algoritmaların ne söylediği konuşuluyor.
Üstelik bu durum sadece oyuncuları değil, taraftarları da oyundan uzaklaştırıyor. İnsanlar futbola kusursuz kararlar izlemek için değil, duygu yaşamak için bağlanıyor. Futbolu özel yapan şey, zaman zaman yapılan hatalarla birlikte ortaya çıkan insani hikâyeleridir. Her şeyi milimetresine kadar ölçmeye çalıştığınızda, geriye sadece teknik doğruluk kalıyor bu da bana kalırsa futbolun o eşsiz ruhuna baltalar vuruyor.
VAR elbette futbolda kalmalı. Ancak sınırları yeniden çizilmeli. Teknolojinin amacı oyuna hizmet etmek olmalı, oyunun önüne geçmek değil. Saç teline temas eden bir topu tespit edecek kadar detaycı bir sistem, adalet sağladığını düşünürken futbolun en değerli unsurunu, yani ruhunu elinden alıyor artık...
Eğer teknoloji bu duyguları gölgelemeye başlıyorsa, o zaman durup şu soruyu sormak gerekiyor: Futbolu hatasız hale getirmeye çalışırken, onu futbol olmaktan mı çıkarıyoruz?