Sokaktaki sesler yeni dönemi getirmiş.
Yeni sokağın çağrısından doğuyor
toplumun farklı kesimlerinde büyüyen direnişler, türkiye’de yeni bir siyasal dönemin işaretlerini verirken işçilerden gençlere, üreticilerden kadınlara kadar yükselen mücadelelerin ortak bir hatta buluşması, rejime karşı mücadelenin de ülkenin yeniden kuruluşunun temel koşulu.
toplumun farklı kesimlerinde büyüyen direnişler, türkiye’de yeni bir siyasal dönemin işaretlerini verirken işçilerden gençlere, üreticilerden kadınlara kadar yükselen mücadelelerin ortak bir hatta buluşması, rejime karşı mücadelenin de ülkenin yeniden kuruluşunun temel koşulu.
Türkiye siyasal rejimin yeniden biçimlendirilmek istendiği tarihsel bir dönemeçten geçiyor.
Toplumsal desteğini yitiren Saray rejimi, yaşadığı bu çok yönlü krizi muhalefetin tamamına yönelik kurduğu oyunlar ve baskıcı politikalarla yönetmeye çalışırken siyaset sahnesinde son günlerde ardı ardına yaşanan gelişmeler yeni bir siyasal dönemin habercisi niteliği taşıyor.
Eğitim emekçilerinin hak mücadeleleri, metal ve maden işçilerinin grevleri, düşük ücretlere ve güvencesiz çalışmaya karşı gelişen fabrika direnişleri, üreticilerin artan maliyet eylemleri, kadınların yaşam hakkı mücadelesi, üniversite öğrencilerinin talepleri ve muhalefete yönelik operasyonlarla beraber sokaklarda yükselen direnişler Türkiye siyasetinde uzun zamandır görülmeyen ölçekte bir toplumsal enerji açığa çıkardı.
Polis müdahalelerine, gözaltı ve tutuklamalara, yasaklara rağmen yüz binlerce insanın kamusal alanlarda buluşması, toplumun önemli bir bölümünün yalnızca seçim sonuçlarını değil siyasal karar süreçlerinin tamamını etkileyebilme talebini görünür hale getirirken son yıllarda birçok fabrikada yaşanan fiili grevler, sendikal bürokrasiye rağmen gelişen taban inisiyatifleri ve işçilerin doğrudan söz sahibi olduğu mücadele pratikleri de yeni dönemin önemli işaretleri arasında yer aldı.
Rejimin kurmaya çalıştığı yeni düzen, toplumu parçalayarak yönetmeye dayanırken asıl ihtiyacın emekçilerin, gençlerin, kadınların, üreticilerin, demokratik kitle örgütlerinin, sendikaların, meslek odalarının, sosyalist hareketin ve demokrasi mücadelesi veren bütün toplumsal kesimlerin ortak mücadele zeminini büyütmesiyle mümkün olabileceği ortada.
O yüzden bugün demokratik kitle örgütlerinden, sosyalistlere, sendikalara kadar toplumsal muhalefetin içerisinde yer alan tüm kesimler halkın bu talebini görmek durumunda. Dağınık halde gelişen toplumsal itirazları ortak bir demokratik mücadele hattında buluşturabilmek başarılırsa yeniden halkı siyaset sahnesine taşıyacak bir hat sadece bu rejimin yıkılmasında değil ülkenin yeniden kuruluşunda da önemli bir rol oynayacak. Tam da bu sebeple ülkenin dört bir yanında devam eden parçalı direnişleri birleştirebilmek, muhalefetin tamamı için yeniyi var etmenin tek yolu.
GENÇLER İSYAN EDİYOR
Rejime karşı mücadelede, direnişin ön saflarında yer alan gençlik kesimleri mezuniyet törenlerinde de bu isyan dalgasını açığa çıkartıyor. ODTÜ’den BİLGİ Üniversitesi’ne Boğaziçi Üniversitesi’ne kadar birçok okulun mezuniyet törenlerinde öğrenciler kayyum rektörleri ve iktidarı protesto ediyor. Kürsüye karşı sırtını dönen, pankartlarıyla taleplerini dile getiren öğrenciler somut sorunlarının, demokratik üniversite taleplerinin, gelecek mücadelelerinin yan yana kazanılabileceğini vurguluyor.
ÜRETİCİ YÜRÜYÜŞÜNE
Karadeniz’de fındık hasadı yaklaşırken üreticiler yine düşük alım fiyatlarını, artan maliyetleri ve borç yükünü konuşuyor. Tarım politikalarının değişmesi, demokratik hakların genişletilmesi ve doğanın savunulması birbirini tamamlayan başlıklar olarak değerlendiren üreticiler 3 Ağustos’ta Fatsa’da üretici yürüyüşü gerçekleştirecek. Yürüyüş aynı zamanda halkın bir araya gelebileceği ortak zemin olarak da tarif ediliyor.
YALDIZLI SÖZLERİ BOŞ
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağduru öğretmenler, Ankara’da direnişlerini sürdürüyor. Öğretmenler, dün de Harbiye’de İstanbul Kongre Merkezi’nde vakıf üniversitelerinde yaşanan işten .ıkarmalara karşı bir araya geldi. Eğitimciler “Onlar kampanyalardan, fırsatlardan ve yaldızlı sözlerden bahsetsin. Siz vakıf üniversitesi gerçeklerini bizden dinleyin” adıyla bir açıklama gerçekleştirdi.
BİRLİKTE MÜCADELEYE
Elazığ’ın Maden ilçesinde faaliyet gösteren Eti Gümüş Madencilik’te ödenmeyen maaşlar, kıdem tazminatları ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına karşı 7 gündür eylem yapan işçiler Ankara yürüyeceklerini duyurmuştu. Dün işçiler ile Yıldızlar SSS Holding yönetimi arasında mutabakat sağlandı. Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, maaşların 6 Ağustos’ta, tazminatların ise üç taksitte ödeneceğini açıkladı.
TALANA İZİN YOK
Ülkenin dört bir yanında rejimin rant ve talan politikalarına karşı çevre eylemleri sürerken önceki gün kamuoyunda ‘talan yasası’ olarak bilinen ve zeytinlikleri maden faaliyetine açan 7554 Sayılı Kanun’un kabul edilişinin yıl dönümünde yaşam savunucuları, Muş’tan Muğla’ya Çanakkale’den Sinop’a pek çok kentte sokaklara çıkarak ses yükseltti.