Trans kadınlar iş hayatından dışlanmış.
Zoe Lila: Trans kadınlar çalışma yaşamından sistematik biçimde dışlanıyor
trans kadın öğretmen zoe lila, maruz kaldığı ayrımcılığın yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, insan hakları meselesi olduğunu belirtti.
trans kadın öğretmen zoe lila, bugün özel sektör öğretmenleri sendikası'nda düzenlenen basın toplantısında, maruz kaldığı ayrımcılığın yalnızca kendi çalışma hakkının ihlali olmadığını belirterek, "bu süreç artık yalnızca bireysel bir hak ihlali değil; kamu otoritelerinin anayasal yükümlülüklerinin sorgulandığı bir insan hakları meselesidir" dedi.
Trans kadın öğretmen Zoe Lila, bugün Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısında yaşadığı ayrımcılığı kamuoyuyla paylaştı. Lila, açıklamasında hem kendi çalışma hakkının ihlal edildiğini hem de Türkiye'de eğitim alanında anayasal güvencelerin aşındırıldığını ve trans kadınların çalışma yaşamından sistematik biçimde dışlandığını söyledi.
Sarıyer Özel Açı Ortaokulu'nda beş yıl İngilizce öğretmeni olarak görev yaptığını hatırlatan Lila, yasal kimlik güncelleme sürecinin ardından hedef gösterildiğini, ifşa edildiğini ve ağır nefret söylemine maruz kaldığını belirtti. Fiziksel güvenliğinin tehlikeye atıldığını ifade eden Lila, yaşadığı baskıların ardından trans kimliği gerekçe gösterilerek sözleşmesinin yenilenmediğini söyledi.
"Karşı karşıya kaldığım bu durum, yalnızca bireysel bir işten çıkarma değil; anayasal güvence altındaki çalışma hakkımın idari ve transfobik baskılarla fiilen gasp edilmesidir" diyen Lila, yaşadığı ayrımcılığın üç ayrı milletvekilinin verdiği soru önergeleriyle Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındığını da hatırlattı.
Lila, "Bu süreç artık yalnızca bireysel bir hak ihlali değil; kamu otoritelerinin anayasal yükümlülüklerinin sorgulandığı bir insan hakları meselesidir" ifadelerini kullandı.
Avukatları aracılığıyla hukuki mücadele yürüttüklerini belirten Lila, Anayasa'nın eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesi ile çalışma hakkını güvence altına alan 49. maddesi, İş Kanunu'ndaki ayrımcılık yasağı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi hükümleri uyarınca maruz kaldığı uygulamanın hukuki hiçbir dayanağı bulunmadığını savundu.